Bankacılık sektöründe kredi ve kredi kartı süreçlerini kökten değiştirecek yeni bir dönem başladı. Artık sadece kredi notuyeterli sayılmıyor. Bankalar, özellikle sanal bahis kaynaklı işlemlerin hızla artmasıyla birlikte müşterilerin hesap hareketlerini ayrıntılı biçimde incelemeye aldı. Yapay zekâ destekli sistemlerle yapılan analizlerde “riskli” olarak sınıflandırılan müşteriler için kredi ve kredi kartı yolları tamamen kapanabiliyor.
Kredi notu yüksek olanlar bile reddediliyor
Son haftalarda kredi ya da kredi kartı başvurusu yapıp, kredi notu yüksek olmasına rağmen olumsuz yanıt alanların sayısı hızla artıyor. Bankacılık kaynaklarına göre bunun temel nedeni, müşterinin hesabındaki para trafiği. Özellikle bahis siteleriyle bağlantılı işlemler, kaynağı net olmayan para transferleri ve ani giriş-çıkışlar, bankalar açısından ciddi bir risk göstergesi olarak kabul ediliyor.
Bankalar artık paranın izini sürüyor
Yeni uygulamayla birlikte bankalar, başvuru sahibinin son aylardaki tüm finansal davranışlarını analiz ediyor. Düzenli maaş girişi, fatura ödemeleri ve standart harcamalar “normal finansal davranış” olarak değerlendirilirken; sık sık yapılan açıklamasız transferler, gelirle uyumsuz harcamalar ve bahis ödemeleri sistem tarafından riskli olarak işaretleniyor. Bu değerlendirme, bankacılıkta “davranışsal risk analizi” olarak adlandırılıyor.
Yapay zekâ ve AML sistemleri devrede
Denetimler büyük ölçüde otomatik sistemler üzerinden yapılıyor. AML (Anti-Money Laundering) yazılımları ve gelişmiş yapay zekâ uygulamaları, müşterinin mevcut hesap hareketlerini geçmiş dönemlerle karşılaştırıyor. Olağan dışı bir işlem tespit edildiğinde müşteri, bankanın iç sistemlerinde “yüksek riskli” olarak sınıflandırılıyor. Bu etiket, ilerleyen dönemde yapılacak tüm kredi ve kredi kartı başvurularını doğrudan etkiliyor.
Şube müdürleri değil sistem karar veriyor
İstanbul’da görev yapan bir banka şube müdürü, kredi süreçlerindeki değişimi şöyle özetliyor:
“Eskiden kredi notu yüksekse kredi vermek daha kolaydı. Şimdi hesabın nasıl kullanıldığına bakıyoruz. Bahis sitelerine düzenli para çıkışı olan ya da sürekli farklı kişilerle para alışverişi yapan müşteriler, gelir seviyesi iyi olsa bile riskli kabul ediliyor. Bu kişisel bir karar değil, sistemin ürettiği risk skorunun sonucu.”
Yasal yükümlülükler süreci hızlandırdı
Uzmanlara göre bu sıkı denetimin arkasında yalnızca bankaların temkinliliği değil, aynı zamanda yasal zorunluluklar da bulunuyor. Bankalar, Merkez Bankası Risk Merkezi ve Kredi Kayıt Bürosu üzerinden kredi geçmişini izlerken, iç denetim birimleri aracılığıyla da hesap hareketlerini sürekli kontrol etmekle yükümlü. Şüpheli işlemler tespit edildiğinde ilgili finansal istihbarat birimlerine bildirim yapılması zorunlu.
“Ne kadar kazandığın değil, nasıl kazandığın önemli”
Davranış temelli risk analizine dikkat çeken Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, sürecin artık farklı işlediğini vurguluyor. Kırık’a göre, kredi notu yüksek olan kişiler bile hesap kullanım biçimleri nedeniyle olumsuz yanıt alabiliyor. Düzenli ve öngörülebilir para akışı düşük riskli kabul edilirken, gelirle uyumsuz harcamalar ve riskli sektörlerle temas kredi değerlendirmesinde ciddi dezavantaj yaratıyor.
Bahis işlemleri kırmızı çizgi oldu
Bankacılık kaynakları, özellikle sanal bahis ve benzeri faaliyetlerin kredi değerlendirmesinde en olumsuz faktörlerin başında geldiğini belirtiyor. Bu tür işlemler, sürdürülebilir gelir yapısıyla örtüşmeyen bir finansal davranış olarak görülüyor. Birçok kişi, farkında olmadan yaptığı hesap hareketleri nedeniyle bankaların “kredi verilemez” listesine girebiliyor.