A-a ne kadar şaşırdık!
Özellikle son 10-15 senedir etrafımız neredeyse gözle görülecek cehalet zinciriyle çevrili.
Kurtulmak istedikçe boynumuza dolanıyor bu zincir.
Çünkü bu zincirin güçlenmesi için birileri canla başla çaba sarfediyor.
"Bu ülkede okuma yazma oranı arttıkça bana afakan basıyor" diyen akademisyen (!) gördü mesela gözlerimiz...
Geçenlerde beş katlı "cin çıkarma hastanesi" açtı adamlar. Eminim bir seneye kalmaz sayıları mantar gibi artacak.
Eskiden televizyonlarda üfürükçü hoca baskınları olurdu. İnsanlara, bu şarlatanlara inanmamaları konusunda yayınlar yapılırdı. Şimdi adamlar hastane açıyor, kimse gıkını çıkarmıyor. Dünyanın en doğal işiymiş gibi haberi yapılıyor.
Ağır bir trajediyi ve komediyi aynı anda içinde barındırmaya başladı bu ülke.
Eğitim yuvalarının içi boşaltılıyor.
Çağdaş eğitimi savunan eğitimciler okullarından ayrılmak zorunda bırakılıyor.
Küçücük çocuklara idam düğümü atmayı öğreten öğretmenler göreve geliyor.
Bu arada hiçbir dinle alakası olmayan, sadece takvim değişikliğinde yeni bir yıl için insanların birbirlerine iyi niyetler sunduğu 31 Aralık günü gerçekleşen yılbaşı kutlamaları okullarda zinhar yasaklanıyor.
Çocukları sapık tecavüzcülerden korumak için, yılbaşı konsunda harcadıkları çabanın onda birini bile harcamıyorlar.
Cehalet yangınına bile isteye körükle koşuluyor.
Çünkü cehalet demek, kolay kandırılacak oy potansiyeli demek..
Cehalet demek, ucuz iş gücü demek...
Cehalet demek, bazılarının dola dola doymayan keselerinin daha çok dolması demek.
Sadece bizim ülkemize ait durumlar da değil bunlar.
Bakın mesela aynı araştırmada Amerika Birleşik Devletleri bizden beter... Onlar sondan 5. olmuş.
Son seçimlerde bu dereceyi sonuna kadar hak ettiklerini hepimiz gördük zaten değil mi?
O yüzden bir kişi bir kişidir. Çevremizdeki tek bir insanı bile cehalet çukurundan çekip çıkarsak kardır.
Çağdaş eğitimden, bilimden, sanattan, kültürden vazgeçmek, kaçıp gitmeyi düşünmek, hele ki pes etmek asla yok.
***
Klasik açıklama
Şuraya her sene olduğu gibi yine küçük bir not düşelim. Çünkü bazıları işine gelmediği için olacak, anlamamakta ısrar ediyor.
Bak sen anla diye tek tek yazıyorum güzel kardeşim:
- Yılbaşı ve Noel farklı gecelerdir.
- Noel 24 Aralık gecesi kutlanır. Kutlama nedeni İsa Peygamber'in doğumudur.
- 31 Aralık gecesinin hiçbir dinle, dini kutlamayla alakası yoktur.
- 31 Aralık gecesi sadece takvim değişikliğidir. Yeni gelen yıl için iyi dilekler sunulur. Eğlencesi, hediyesi, ağacı vs. eğlenmeye, biraz neşelenmeye vesiledir.
- Yılbaşında ağaç süsleme işi ise teee Paganlardan gelme zararsız, eğlenceli bir adettir. Bolluğu, bereketi temsil eder. Bir de çocuklar o ağacı görünce mutlu olur, sevinir, falan filan.
Anladın mı? Bu sefer oldu mu? Sanmıyorum ama yine de siz bunu anlayıncaya kadar her yıl tekrar edeceğiz belli ki.