'Alt' tarafı para!

Abone Ol

Futbolseverlerin geçen hafta ilgiyle yakından takip ettiği bir gelişmeydi, Çağrı Balta olayı.

Sarı-kırmızılı takımın eski futbolcusu Hakan Balta'nın 19 yaşındaki oğlu Çağrı, kulübün profesyonel sözleşme teklifini geri çevirip bir de Fenerbahçe ile söz kesince ortalık karışmıştı.

Hangisi doğru bilmem ama kulüp oyuncunun sezonda 11 maç oynama garantisi istediğini açıklarken, futbolcunun avukatı ise 3 maç kadroya alınmayı talep ettiklerini söylemişti.

Durum böyle olunca olay farklı bir boyut kazandı ve 'torpil' iddiaları gündeme geldi.

Bazı sarı-kırmızılı taraftarlar, eski futbol direktör yardımcısı Ayhan Akman'ın çocukları Efe ve Hamza'ya Galatasaray'da verilen şansın deyim yerindeyse 'torpili yetmediği için' Çağrı Balta'ya verilmemesini sert bir dille eleştirdi.

****

Ülkenin en gözde kulüplerinden birinde iddiası bile şaşırtıcı 'torpil' konuşuluyorsa diğerlerini siz düşünün.

Gerçi üst liglerde çocuklarını ya da yakın akrabalarını oynatan başkanlara ve yöneticilere de zaman zaman rastlamıyor muyuz?

Düşünün dedim ama fazla da düşünmeyin. Ben size daha aşağılarla ilgili duyduklarımdan bahsedeyim.

Aslında olay sadece 'torpil' de değil, meğer neler oluyormuş neler.

Gerçi birkaç ay önce bu konuyu ele almıştım hatırlarsınız ancak yeni öğrendiklerim de gerçekten hem şaşırtıcı hem de düşündürücü.

Bu yazdıklarımın özellikle akademi liglerinde takımı olan kulüplerle ilgili olduğunun altını çizeyim.

Mesela bazı büyükşehir kulüplerinin scoutlarının bulundukları kentte oynayan genç futbolcuları kendi kulüp yönetimlerine, 'Anadolu’dan bulduk' diye yutturdukları konuşuluyor.

Örneğin; akademi takımlarında veliler kulüplere aylık aidat ödüyorlar.

Ancak siz kulüpte antrenörlerden birinin maaşını üstlenirseniz çocuğunuzun yeri garanti.

Bunun yanı sıra, takıma ya da kulübe bir sponsor mu buldunuz, oyuncunuz her maç sahada.

****

Olayın elbette sadece maddi boyutu yok.

Mesela bazı kulüpler, farklı coğrafi bölgelerden gelen genç oyuncuları ne kadar yetenekli olursa olsun kabul etmiyor.

Ayrıca özellikle camia değil de şahıs kulüpleri işin kolayını bulmuş.

Alt yaş kategorilerinden bazı takımları taşeron olarak başka amatör kulüplere veriyor.

O amatör takım oyuncudan aldığı aidatla yaşamını idame ettirirken, profesyonel kulüp de oradan yetişen hazır futbolcudan yolunu buluyor.

Hani biz sürekli profesyonel kulüplerin transfer harcamalarından söz ediyoruz ama aşağıda işin içine bu denli para girmesi Türk futbolu açısından gerçekten çok üzücü.

Altyapıda sonsuz bir kaynak var kabul ancak sırf parası yok diye geleceği parlak onca gencin önünün kesilmesi de futbolumuzu temelden sarsıyor.

Tamam günümüzde artık bir 'Endüstriyel futbol gerçeği" var ama gencecik insanların da sırf para yüzünden yitip gitmemesi için federasyonun bir an önce bu konuya el atması şart.