Dünyayı kırana soktu! Bıçkın, acımasız “ali kıran baş kesen” oldu! Gel de söylenme şimdi halk diliyle, ilençlenerek… “Köküne kıran girsin korona! Soyun sopun kurusun!”

Şair Metin Soydeveli’nin Cuma akşamları Karşıyaka İstasyon Kahve’de yönettiği, şiirin konuşulduğu, çokca şiirin okunduğu “Şiir Kalbimizde” izlencesi geçen hafta yapılamamış.

Neden mi? Ortalığı kırana sokan korona yüzünden! Sevgili Soydeveli de sanal ortamda paylaşmıştı: “Şiir Kalbimizde bu akşam sus-pus… Köküne kıran giresice!”

***

Gerçekten büyük şaşkınlık, gerilim, korku, kaygı içindeyiz dünyaca! Bir bilinmezliği yaşıyoruz! Eve kilitlendik. Sonu nereye varacak bilmiyoruz!

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de etkinlikler, dinletiler, toplantılar, fuarlar belirsiz tarihlere erteleniyor ya da iptal ediliyor.

Şair Ahmet Günbaş sosyal medya hesabından yazmıştı: “Bu arada her türlü gündem siliniverdi ortadan. Savaşı, barışı, altını, petrolü ve hatta iki arada bir derede kalan o yoksul mültecileri bile unutuverdik. Aklımızın kıyısından bile geçirmiyoruz. Dinler, hurafeler sıfırlandı. Uzunu, kısası gözden kayboldular.”

Günbaş’ın bir de önerisi var. “Eğer bu virüs belasını atlatırsak, biliniz ki korona sonrası yeni bir milattan söz edebiliriz! Artık her şeyiyle dünyaya sahip çıkmanın bir miladı olmalı bu!” Doğru söze ne ekleyebiliriz ki?

***

Buluşmaları, toplantıları, yolculukları askıya alıp evde beklemeye başlamışken, yapacağımız en güzel işlerden biri kitaplara zaman ayırmak.

Biliyorsunuz 11 Nisan’daki İzmir Kitap Fuarı da ertelendi. Öyleyse kitaplığımızı kendimize açalım; daha çok kitapla, daha çok dostla buluşalım.

Ankara’da yaşayan şair-yazar Ramazan Teknikel de sanal ortamdan şöyle sesleniyordu dostlarına. “Kendimce düzeyli bulduğum on çocuk edebiyatı yazarının üçer kitabını (mümkün olduğunca son kitaplarını) okuyacağım, listemi yaptım. Bakalım ne sonuca ulaşacağım. Nasıl olsa bu koronalı günlerde daha çok evde vakit geçireceğim.”

Şair Ahmet Özer de şiir tadıyla esenliyordu Ankara’dan:“Corona'dan, parmak kaldırıp izin isteyip bahçeye indim. Evinden dünyayı omuzlayanlara bir güzel soluk aldırmak için bahçemizdeki sümbüllerin, menekşelerin, çuhaların, menekşenin, çiçeğe kesmiş kayısı ağacının fotoğrafını çektim.”

Renklerin sıcaklığını izlerken içim açıldı.

***

Önlemlerimizi alalım, uzmanların söylediklerini uygulayalım; ama evde dinlenirken kitaptan da uzak kalmayalım.

Benim de eve kapandığım şu günlerde yazar, şair dostlarımdan gelen çok sayıda kitap var. Onlarla sık sık buluşuyorum, sayfalarına dokunuyorum, okuyorum.

Abdülkadir Budak’ın iki ciltlik toplu şiirleri: “Dalgın Rüzgâr-İştahlı Makas”, Halit Özboyacı’nın “Postacılar Sırdaş Değil”, Tuncer Gönen’in “İyi bir Dünya Oyuncusu”, Selami Şimşek’in “Gökyüzü Açık Kalsın”, Ali Ekber Yıldırım’ın “Üretme Tüket”, Veysel Gültaş’ın “Adalet, Edebiyat ve İnsan”, Dizdar Karaduman’ın “Şiirlerin Söylediği-2”, Mavisel Yener’in “Gezginler Okulu”, Gülçin Sahilli’nin “Masumiyet Cambazı”, Bilsen Başaran’ın “Dudak Uykusu”, Atila Er’in “Giderim Giderim Yalnızlık”, Selahattin Utkun’un “Su Türküsü”, Talat Avcı’nın “Şiiridye”, Hasan Hüseyin Yalvaç’ın “Yolum Facebook’a Düştü”, Neval Savak’ın “Bir Bıçak Reveransı”, Murat Şahin’in derlediği “Pasaport’tan Kordon’a”, Recai Şeyhoğlu’nun “İsimsiz Mezarlar”, İlkay Yılmaz’ın “Bir Ölüm Tutanağı”, Beste Bekir’in “Kırgın Günçiçeği”. Hoş geldiler.