Uzmanlar, ani ve yoğun yağışların barajları ve yeraltı suyunu beslemede az etkili olduğunu belirtiyorlar. Su sıkıntısının temel sebebi bu durumken, Üsküdar Üniversitesi SHMYO Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, iklim değişikliğinin su krizindeki rolünü vurgulayarak, gelecekte su kıtlığının beklendiğini ifade ediyor.

İstanbul ve Su Tüketimi

Dr. Adiller, İstanbul'un yüksek nüfusu nedeniyle doğal olarak su ihtiyacının fazla olduğunu ve şehirde günlük ortalama 3 milyon metreküp su tüketildiğini dile getiriyor. Ancak, kişi başına düşen günlük su kullanımının sürdürülebilir olmadığına dikkat çekiyor.

Geçmişe ve Baraj Doluluklarına Bakış

Baraj doluluk oranlarına göz attığında, Adiller, bu yılki doluluk oranlarının geçmişe kıyasla daha düşük olduğunu belirtiyor. Bu durumun önümüzdeki yıllarda tekrarlanabileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Su Kullanımı ve Politika

Dr. Adiller, su tasarrufunun yanı sıra su potansiyelinin verimli kullanımı ve geri dönüşümü konusunda çalışmalar yapılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca, nüfus artışı göz önüne alındığında, etkin nüfus politikalarının gerekliliğine işaret ediyor.

Yağışlar ve Su Yönetimi

Adiller, yağışların doğrudan barajlara dolmadığını ve bu durumun su sıkıntısının temel sebeplerinden biri olduğunu belirtiyor. Yağışların düşme şeklindeki değişimlerin, su sıkıntısını derinleştirdiğini kaydediyor.

İklim Değişikliği ve Etkileri

Türkiye'de son 20 yılda yaşanan uzun kuraklık dönemleri ve artan sıcaklıkların su sıkıntısını artırdığını vurgulayan Adiller, iklim değişikliğinin uzun vadeli etkilerini gözlemliyor.

Sektörel Etkiler ve Su Kaynakları

Su seviyelerindeki düşüşün tarım, enerji üretimi ve su temini üzerindeki etkilerini değerlendiren Adiller, su kaynaklarının sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesi gerektiğini ve su tasarrufu önlemlerinin alınması gerektiğini belirtiyor.

Kaynak: HABER MERKEZİ